Gülüşü Buruktu Yalnızlığın

Bana Dair

Seni yazmak,seni anlatmak,durgun gecelerde ,donuk yildizlara bakip sicakligi aramak ve kaybolmak gibi en güzel yerinde seni yazmak ,bilmek güzelligini hic tanimamis olsamda ve korkmak kendini korur gibi korkudan……gece elemlerine basligini vermek yassi capraz karaliklarda…Bir hüzün oturtmak kalbe tasinamayacak benligi hirpalamak ve gülmek gibi katiksizca…….
Cözmek seni en cözülmez anlarda ve cözdügümde yine cözülecek yönler bulmak sende…..bilinmezi bilmek,bildigimi bilinmez kilmak,kücük mutluluklara es tutmak dünyadan gecmek yine dünyaya aitligimizi hatirlamak kaybolmak dolu dizgin,azliginda cogalan sirlar gibi cagolmak .Garipsemek seni ben gibi,öksüzlügün boyun büktügü sirlara erismek ,yagmalamak yalanlari igrenclikleri gülyüzünde gülmek yeniden..Ellerime, sonra parmaklarima deger yüregimin hissi bu histe bogulmak enginlerde enlere sigmak….Hikayelere kulak vermek hic yasanmadigini bile bile…Bir varmisim bir yokmusum ,bir seni katmisim yazilara bir silmisim seni ,yazmak yada mücizevilikleri yazmak ne yürege deger ne parmaklara yansir…bilmedim hicbir yönünü,görmedim,sezdim sadece ,hissettim,seni
yazmaktan tek bu yüzden vazgectim….
Derken ben...sen..


Her sabah bir pacavra gibi üzerinden cikarip atsanda gecmisi,yasadiklarinin ardina siginamasanda,bir garipliktir seni kendine baglayan .Gecelerin adami olmak bir anlik onurlandirsada yüregini,cocuklugundaki sevkatin özleminde saclarina yildiz düsmüs koparma anne diyen türkülerde bulanir anilar…kac yildiz düser ,kac hayat sigar benligine,yinede Bellegine yer edinecek bir görüntü tasimaz yüzün,kendine yabanciliginda yüreginle karisirken acinin en büyük hazzini duysanda,olmasi gerektigi gibi kabullenirsin yarinlarin getirisini..Gectigin sehirlerin cografyasi gibi silinir o an dünlerdeki döngüler,karmasiligin karanligindan kokrtugundan bunca yalanci sevda oyunlari,bilirsin ki tenine degen tenden
>icine yansiyan her duygu öldürecek sevdigin kadini defalarca,ve sen defalarca yalanci sevdalar yasayacaksin.garipsenislerinin dizginligini kendine sigdirdiginda kimim ,neden,nicinlere sigmayan olgularda kaybedeceksin yüreginde, yillar sonra ki gelen o kivilcimida .Kendinden korkmayi ögreneceksin,imkansizliklari,caresizlikleri,izdirapla yasadigin acilari ne kadar cesaretliyim desende o cesaretinin korkakliginda ilk kez ruhuna söz dinletemeyeceksin..yeniden yeni yasama yeni bedene sigarken bilmeyeceksin icinin derinligindeki o yalniz siziyi..Sen üzülme ben varim desede eskilerden bir ses inanmayacaksin…Celiskilerin ardi sira maviye boyanmis umutlarin bir sonbahara yenilisi gibi ,dudak büken bir aciya alismisliginda tebessümün yadirganac bilmeyeceksin..

Oysa hic alisamadigimiz ama her zaman ümitle bekledigimiz mutlulugun yanibasinda olusuna kör bakmadan gec tüm ankarayi,biraz ümit,biraz hüzün ve biraz sedakat ,sevkat …tepende dönüp dolasan kara bulutlar degismesede sen icinin sesini dinle bak ankara daha güzel bugun ve kuslar herzaman yasamin var oldugunu isbatlayan özgürlügü tanimlayanlar olarak kalacak….hayat degissende sen yüreginle oldugun gibi kal………

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »